Yemek Sektörünün Gizli Kahramanları: Motorlu Kuryeler

Yemek Sektörünün Gizli Kahramanları: Motorlu Kuryeler

Günlük hayatımızda zaman zaman evimize veya çalıştığımız işyerimize yemek siparişi veririz ve bu siparişlerimiz de bize motorlu kuryeler aracılığıyla gönderilir.

Kar, yağmur, çamur demeden her türlü doğa koşulunda çalışan ve trafikte bin bir mücadele vererek bize hizmet eden motorlu kuryelerin yaşadığı zorlukları gelin isterseniz, uzun yıllar motorlu kurye olarak çalışan Mehmet Uzundoğan’ dan dinleyelim.


AHMET MERT ORMANCI- NEÜ HABER– KONYA -Uzundoğan ile  bir trafik lambasında karşılaşıyor ve kendisiyle mülakat yapma isteğimizi iletiyoruz. Bizi kırmıyor. Arabamızı kenara çekip mülakatımıza başlıyoruz.

Uzundoğan:  “Öncelikle bu konulara değindiğiniz için teşekkür ederim” diyorSonra motorlu kuryelik işine nasıl başladığını anlatmaya başlıyor… “Benim kuryelik kariyerim çok eskilere, çocukluk yıllarıma dayanır. O zamanlar henüz 12-13 yaşlarındaydım, en fazla bisikletle çıkardım siparişe… Daha sonra 18 yaşıma geldiğimde motor ehliyetimi aldım tabi hemen, o dönemde biz kendi dükkanımızı kapatmıştık… Okul falan bana göre değildi. Bir yerden sonra canım sıkıldı: Ne yapayım? Ne yapayım? Bir iş yapayım, diye düşündüm bir süre… Bildiğim tek iş de motorlu kuryelik olunca başladım bu kariyere…”

Konuşmalarından  25 yaşında olduğunu anladığımız Mehmet Uzundoğan ‘ın hayatta çok serüven yaşadığını anlamıştık. Çok yıpranmışa benziyordu bunu kendisine belirttiğimizde gülümsüyor  ve sözlerine devam ediyor:
 “Başımdan geçenleri size nasıl aktarıyım? Size değer vermeyen diğer sürücüler, özellikle otomobil sürücülerini mi söyleyeyim!  Yoksa size hakaret eder gibi davranan bazı müşteri tiplerini mi? Size sanki her istediklerini söyleyebileceklerini  zanneden insan tipleri, işte bu tarz müşteriler bizi üzüyor. Zaten trafikte diğer şoförler, bizi yok saymayı seviyorlar! Böyle bir ortamda gelin de siz 25 yaşında olsanız da yıpranmayın.”

Kışın çetin şartlarında süren bir hayat mücadelesi…

Mehmet Uzundoğan konuşurken biraz rahatsız gibiydi. Hava şartlarının sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olabileceği ihtimali aklımıza geliyor. Bu sorunu dile getiriyoruz. Uzundoğan,  “Elbette!” diyor..
Konya’da havalar zaten 9 ay soğuk.  Kışın ayazı çetin… Motorun üstünde koruyucu giysiler olmasa daha da çetinleşir. Kışın karda bir kaydınız mı maazallah bir tarafınızı yaralayabilirsiniz.”

Hepimiz dikkat etmişizdir, kuryeler genelde genç yaşta olan erkeklerden seçilmektedir bunun sebebini merak ediyoruz. Uzundoğan, motorlu kuryelik işinin ancak genç yaşlarda yapılabileceğini ifade ediyor:
“Bu işi ancak gençken yapabilirsiniz. Yaş ilerledikçe motorlu kuryelik yapmak daha da zorlaşıyor. İlk başladığım yıllardaki tahammmül gücümle şimdiki aynı değil. Kadınların ağır motorları kontrol etmeleri biraz daha zorlaşabilir, kesinlikle yapamazlar demiyorum. Ancak, ehliyet, gerekli tecrübeye ulaştıklarında yapabilirler ama zor bir meslek, bana kalırsa yapmasınlar.”

“Paketçi” diye çağrılmak istemiyoruz…

Mehmet Uzundoğan ile mülakatımız sırasında kendisine  karşıdan “Paketçi!” diye seslenen bir müşterinin bu hitap şeklinden memnun olmadığını fark edince, soruyoruz:  “Size paketçi diye hitap edilmesinden rahatsız oldunuz, bunun sebebi nedir?”
Evet kesinlikle sevmediğim bir hitap şekli. Tamam, paket servisi yapıyorum, doğrudur ama bizler paketi götüren kuryeyiz, bir nevi mesajı götüren elçiler gibi. Paketçi kelimesi zaman zaman kötü anlama çekilebilecek ifadeler de içerebiliyor, bu da  bizi incitiyor”
diyor.

Trafiğe çıkan sürücüler, bizi de trafiğin doğal bir parçası olarak görsünler…

Mehmet  Uzundoğan ’a mülakatın sonunda okuyucularımıza vermek istediği bir mesaj olup olmadığını sorduğumuzda,  mütevazı tavrıyla, Ne söyleyeyim? Trafiğe çıkan sürücüler, bizi de trafiğin doğal bir parçası olarak görsünler. Müşterilerimiz, bizim de kendileri gibi birer yürek taşıdığımızı ve incinebilecek insanlar olduğumuzu unutmasınlar.”   Bu arada gülümseyerek,  “Sipariş veren müşterilerimizden özellikle rica ediyorum: Bize iyi not verin, olumlu yorumlar atın, size hizmet eden bizler de primlerimizi alalım” diyor.

You must be logged in to post a comment Login