Sosyal Medya Kaynaklı Sorunlar ve Bu Sorunlara Karşı Alınabilecek Önlemler

Sosyal Medya Kaynaklı Sorunlar ve Bu Sorunlara Karşı Alınabilecek Önlemler

Bireyler sanal ortamda sürekli bir diyalog ve paylaşım ortamı içindedir. Bu diyalog ve paylaşım ortamı sosyal ortam diye adlandırılmaktadır. Sosyal ortam yani sosyal medya bireylere özgürlük, özgüven, toplumsal katılım gibi özellikler kazanmasına yardımcı olmaktadır. Sanal ortamın kazandırdığı bu özgürlüğün getirdiği en büyük değişiklik ise bireylerin kendi düşüncelerini öne çıkarma çabalarının olması dikkat çekmektedir. Sosyal medyanın bu kadar tercih edilme sebeplerinden biri de interaktif bir iletişimin gerçekleşmesidir. Kullanıcıların sosyal mecrada paylaştıkları içerikler aslında kendi ürettikleri içeriklerdir. Kullanıcılar içerik üretirken kendi tutum, inanç değerlerini dikkate almaktadır. Artık, kullanıcılar okur olmaktan çıkıp yazar pozisyonuna geçmiş durumdadır. Yani onlar, okutmakta ve paylaşmaktadır.

Peki, bu kadar fazla sınırsızlık içinde insan sosyal medyada kendini nasıl sınırlandıracak? Günümüz insanlarının birçoğu tarafından hayatın vazgeçilmezi olarak adlandırılan sosyal medyanın birey ve toplum üzerindeki etkileri uzun zamandır tartışma konusu olarak gündemdedir.

Hayatımızı kolaylaştıran iletişim, ulaşım ve teknolojiye hayatımızda nasıl yer veriyorsak sosyal medyaya da hayatımızda yer vermeliyiz. Ancak sosyal medya, hayatımızı kolaylaştırdığı kadar hayatımızda yer almalı. Yani sosyal medyanın varlığı hayatımızı kolaylaştırdığı kadar var olmalı.

Teknolojinin gelişmesiyle sosyal platformlar insanların hayatında önemli yer kaplamakta, insanlar sosyal medyada kendilerine yeni bir hayat inşa etmektedir. Ancak, esas olan sosyal medyada değil hayatta var olabilmektir.

İnsanların sosyal medyada, birbirlerine ayırdıkları zamandan çok daha uzun süre kalması, bireylerarası ilişkilerin zayıflamasına yol açmaktadır. Sosyal medyanın insanlar için önemli olan birincil değerleri ikincil değere dönüştürdüğü gözlemlenmektedir. Bireyler için artık aile ile birlikte yaşamaktan ziyade, dünyayı dolaşmak tek başına yaşamak daha önemli bir hal almaktadır. Sosyal medyanın bir anlamda uzakları yakın kıldığı yadsınamaz fakat insani ilişkileri zedeleyip insanları birbirinden uzaklaştırdığı da inkar edilmez bir gerçek…

Burada, “Uzaktaki insanların bu kadar yakın kılınması da bir yerde yanlış mı?” Sorusu akla gelebilir. O zaman soruya verilecek en doğru cevap ta “Uzak çevreyle daha çok ilgilenilmeye başlanılması yakın çevrenin  ikinci plana atılması” şeklinde olacaktır.

Sosyal medyayı belli bir amaç için, belli bir süreyle kullanmak en doğru kullanım şeklidir. Sosyal medyada belirli bir süre geçirilecekse ya sen bir şeyler vereceksin ya da bir şeyler alacaksın. Sosyal medyada insanlar zaman geçirirken mahremiyet konuısunda dikkatli olmalı. Mahremiyeti göz ardı etmemeli bu fotoğraf mahremiyeti, “izinsiz fotoğraf paylaşılmaması”, dil mahremiyeti, “kulanılan kelimelerle karşı tarafın incitilmemesi”, yaşantı mahremiyeti, “ortak bir anı paylaşırken karşı tarafında rızasınının alınması” gibi konulara dikkat edilirse, kişi kendi açısından sosyal medyayı kontrol altına alma çabalarına katkıda bulunmuş olur.

Sosyal medyanın kontrol altına alınması amacıyla kullanıcılar için depozito uygulaması yapılabilir. Sosyal medya kullanıcısı olmak için  deposite olarak belli bir ücret yatırılması zorunluluğunun getirilmesi ve kullanıcının, kişi ve kurumlara verdiği zararlar sonucu bu depozitodan önceden belirlenecek oranlarda kesinti yapılması şeklinde işleyecek sistem faydalı bir tedbir olabilir.

Sosyal medya kullanıcısı olmak için 18 yaş üstü olma şartı olmasına rağmen ebeveynlerin haberi olmadan çocuklar aile fertlerinin adı ile hesap açıyorlar. Bunu engellemek için sosyal mecrada hesap açabilmek  için kredi kart ile üyelik ve telefona sms gelmesi ve  her IP adresi için en fazla iki hesap açabilme şartı konulabilir. Toplum yararına çalışan sivil toplum örgütleri gibi kuruluşlar dışındaki tüm sosyal medya mecralarını kullanmada aylık ücret ödeme zorunluluğu geitirilebilir.

Bu uygulamalar, sosyal medya kaynaklı sorunları tümüyle ortadan kaldırmasa bile toplumda huzur ve güvenliğinin sağlanması çabalarına katkıda bulunabilecektir.

Tuğçe Binar- NEÜ – Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü
                         Yüksek Lisans Öğrencisi

You must be logged in to post a comment Login